Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ
SÖZLÜĞE DÖN

KAVRAM

(Genel kabul görmüş anlamı)

ETİMOLOJİ / ORİJİN / REFERANS

(Etimoloji, Referans vb bilgiler)

YÜKLENEN ANLAM VE SORUNLAR

(Anlam kayması yoluyla kazandığı anlam ve yol açtığı sorunlar)

"Hakları gözetecek kurallar bütünü" olarak tanımlanabilecek hukuk için, biri insan odaklı, diğeri ise doğa odaklı iki tanım yapılabilir. Ancak işaret edilmesi gereken bir nokta, burada bir tercih ya da onayın söz konusu olmadığı, doğa odaklı hukuk anlayışının kendini çeşitli yollarla (CoVID19 gibi) dayatmakta olduğudur. Buna göre:

1. İnsan odaklı hukuk tanımı: “Hukuk” kavramı, çok genel olarak, insan davranışlarını düzenleyen ve devlet tarafından müeyyidelendirilen bağlayıcı kurallar bütünü olarak tanımlanır. (Prof. Dr. Kemal Gözler, www.anayasa.gen.tr

2. Doğa odaklı hukuk tanımı:  Her şeyin hakkını gözetecek kurallar bütünü olarak tanımlanabilir. (https://www.wikiwand.com/en/Rights_of_nature)

Açıklamalar:

I. HUKUK KELİMESİ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI? (Ref. Prof. Dr. Kemal Gözler, http://www.anayasa.gen.tr/hukuk-kac-yasinda.htm )

Türkiye’de hukuka saygıda problem varsa da, hukuk kelimesinin saygınlığında bir problem yoktur. Hukukçular, “hukukçu” olmakla övünürler. Türkiye’de yıllardır anne-babalar çocuklarını, sosyal bilimler eğitimi alacaklarsa, hukuk fakültelerine göndermek istiyorlar. Hukuk fakültelerinin giriş puanları, sosyal bilimler alanındaki fakülteler arasında her zaman en yüksek oluyor. “Hukuk” kelimesinin toplum içinde büyük bir itibara sahip olduğundan şüphe yok. Türkiye’de bugün “hukuk” kelimesini duymamış bir kişi herhalde yoktur.

Peki ama Türkiye’de böylesine itibarlı ve böylesine meşhur olan “hukuk” kelimesi kaç yaşında?

“Herhalde en azından bin yaşındadır” diyorsunuzdur.

Hayır bilemediniz. “Hukuk” kelimesi sadece 170 yaşında!

Hemen belirtelim: “Hukuk” kelimesi öz Türkçe değil. Keza öz Türkçede “hukuk” kelimesinin karşılığı olan bir kelime de yok. “Hukuk” kelimesinin öz Türkçe karşılığı olan “tüze” kelimesi Cumhuriyet döneminde öz Türkçeciler tarafından uydurulmuştur. Bu kelimenin tarihsel bir temeli yoktur.

1. “Hak” Kelimesinin Çoğulu Olarak “Hukuk” Kelimesi

Türkçede şu an kullandığımız “hukuk (حقوق)” kelimesi esasen Arapça “hak (حق)” kelimesinin çoğuludur ve “haklar” anlamına gelmektedir (hak sözcüğünün kökü olan hk ise "kazımak" anlamında olup, muhtemelen kil, taş vb tabletlere kazınarak kalıcı hale getiriliş kuralları ifade etdiyor. Prof. K.Gözler'in sözel açıklamaları. TT)

Örneğin 1924 Anayasamızın 68 ilâ 88’inci maddeleri arasında bulunan Beşinci Faslının başlığı “Türklerin Hukuk-u Ammesi”, yani “Türklerin Kamu Hakları”dır. “Hukuk-u beşer”, “insan hakları” demektir. Hak kelimesinin çoğulu anlamında “hukuk” kelimesi eski zamanlardan beri Türkçede kullanılmaktadır.

Nişanyan Sözlüğüne göre “hak” kelimesinin çoğulu anlamında “hukuk” kelimesinin Türkçede en eski kullanımı 1451 tarihli Ferec Ba'd eş-Şidde’de tespit edilmiştir (2).

Türkçede “hak” kelimesinin çoğulu anlamında “hukuk” kelimesi 1451’den beri vardır; ama bu anlamda “hukuk” kelimesi ile günümüzde kullandığımız “hukuk” kelimesi aynı anlama gelmemektedir. Günümüzde “hukuk” kelimesini “bağlayıcı kurallar bütünü” anlamında, yani İngilizce “law”, Fransızca “droit” anlamında kullanıyoruz. Örneğin “hukuk fakültesi” dediğimizde, hakların değil, hukuk biliminin öğretildiği yer anlaşılıyor. “Medenî hukuk” dediğimizde, medenî haklar değil, insanların doğumunu, kişiliğini, ehliyetlerini, evlenmesini, eşi ve çocuklarıyla ilişkilerini, eşya sahibi olmasını ve öldükten sonra malvarlığının mirasçılara geçişini düzenleyen kuralların bütünü anlaşılıyor.

Bugün kullandığımız anlamda, yani bağlayıcı kurallar bütünü anlamında “hukuk” kelimesi Türkçede yenidir. Hukuk kelimesi Türkiye’de 1850’lere kadar bilinmeyen, kullanılmayan bir kelimeydi.

2. Arapçada Bağlayıcı Kurallar Bütünü Anlamında “Hukuk” Kelimesi Var mı?

Arapçada “külliyetü'l-hukuk (hukuk fakültesi)” örneğinde olduğu gibi, “hukuk (حقوق)” kelimesinin “bağlayıcı kurallar bütünü”, yani İngilizce “law”, Fransızca “droit” kelimeleri anlamında kullanımı varsa da, “hukuk” kelimesinin bu anlamda kullanılması bizdeki kadar yaygın değildir.

Arapçada “hukuk” kelimesinin yerine çoğunlukla “kanun” veya “teşri” kelimeleri kullanılır. “Nizamü't-teşri (hukuk sistemi)”, “tarihu't-teşri (hukuk tarihi)”, “tedâbirü'l-kanuniyye (hukukî tedbirler)”, “esbâbü'l-kanuniyye (hukukî sebepler)”, “fikrü'l-kanunî (hukuk fikriyatı)” gibi (3).

Hans Wehr’in A Dictionary of Modern Written Arabic isimli sözlüğünde bağımsız bir “hukuk (حقوق)” maddesi yoktur. Bu kelime, “hak (حق)” maddesinin altında verilir ve sadece “hak (حق)” kelimesinin çoğulu olduğu belirtilir (4). Cambridge English-Arabic Dictionary’de “law” kelimesi Arapça karşılığı olarak “ قانون (kanun)” veya “القانون (el-kanun)” kelimeleriyle verilmektedir (5).

“Hukuk” kelimesinin “hak” kelimesinin çoğulu olarak değil, “bağlayıcı kurallar bütünü” anlamında kullanılması muhtemelen Araplara bizden geçmiştir. Dolayısıyla Arapçada bağlayıcı kuralları bütünü anlamında “hukuk” kelimesinin kullanımı bizden de yeni olmalıdır. Bu hususun hâliyle konunun uzmanları tarafından araştırılması gerekir.

 

Yorumlar

Tinaz Titiz

27.7.2020 10:40:08

Hukuk, hakların bütünü; S: kimin hakları? C: insan da dahil bütün varlıkların. Onların haklarının optimali: herkesin var olma/yaşama hakkını gözetmek olacağı açıktır. İnsanın tahrip ettiği doğal çevrenin haklarını iade edici ve/ya doğanın kendini yenilemesine fırsat tanıyıcı bir yaşam tarzı/kalkınma modelini benimsemesi, doğal afetler ve salgınlar yoluyla insanlığa dayatılmakta olduğu artık görmezden gelinemez. İnsan daha az şeye sahip olarak mutlu olma yolunu seçmek zorunda. Her ülke kendi varlık çeşitliliğini koruma ve giderek zenginleşmesine izin verme temelli bir kalkınma ülküsünü (ona yönelik anayasalar) belirlemek durumunda. Ülkelerin mevcut yaşam paradigmalarının doğa'nınkinden sapmalarını telafi edici UA İklim Konferansı Sözleşmesi benzeri kriterleri sağlamayı hedeflemek yer kürenin selameti için bir zorunluluk olarak görünüyor.. O nedenle paradigma kaymalarında keyfilik herkesin yaşam hakkına tecavüz anlamı taşıyor. Zira tehlikede olan, doğal yaşam çevresidir ve küresel boyutta tehdit altında olmasıdır. Necati Saygılı katkısıdır.

Tinaz Titiz

27.7.2020 15:47:57

https://www.iwra.org/wp-content/uploads/2019/12/Webinar-Lambooy-Wadden-Sea-5.12.2019-DEF.pdf adresinde "Doğanın hakları (hukuku)" grafik olarak gösterilmekte olup, yeni paradigmanın doğa odaklı olacağına işaret etmektedir. https://en.wikipedia.org/wiki/Rights_of_nature adresinde ise wikipedia'da daha geniş ve güvenilir bilgi verilmektedir. Mevcut insan odaklı hukuk'tan doğa odaklı hukuka geçişin sancılı olacağını tahmin etmek güç değildir.

Hukuk, (Arapça isim), Haklar

Hak kelimesi ise hk (kazımak) kökünden.

Fransızca "droits", İngilizce "law".

Yorumlar