Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

Efendi

 Türkçeye yabancı dillerden geçen kelimelerin bir bölümü yabancılıklarını hemen duyurur. Ama kökenini bilmiyorsak, yabancı kelime olduğu aklımıza bile gelmeyecek olanlar da pek çoktur. Sözgelimi, bakkal, peynir, erişte, pencere  gibi yabancı kelimeler böyledir.  Yunancadan / Rumcadan Türkçeye  geçen kelimelerin büyük çoğunluğu yabancı olduklarını hissettirmez. Irgatanahtar, defter, temel Yunancadır. Bugünün Yunanları dillerine yüzyıllar   önce geçen Türkçe kelimelerin yabancılıklarını ne ölçüde hisseder, bilemiyorum. Ama inanıyorum ki, bu dilde de pek çok Türkçe kelime yabancılığını hissettirmez. Bu iki dilin çok eski bir hukuku var.    

    Yabancı kelime olduğunu önceden bilmiyorsak, öyle olduğu aklımıza bile gelmeyecek Yunanca kökenli kelimelerden biri de efendi. Kelimenin yapısı şu: autos, "kendi, kendi kendine" + hentes, "yapan, bir şeyi yapan, fail". Bu iki birimin kaynaşmasıyla ortaya çıkan authentes "kendisi hakkında kendi karar verebilen, başına buyruk, sözü geçen, yetkili, varlıklı kişi" anlamlarına geliyor. Batı dillerine Latince üzerinden geçmiş, İngilizceye  ise Fransızcadan. İngilizcede ondördüncü yüzyıldaki anlamı (o zamanki yazımı autentik) eski Yunancadaki anlamına uygun: "yetkili, yetkili kılınmış kişi" anlamına geliyor. Ama kelimenin bu anlamı sonra kullanımdan düşmüş. Bugün bildiğimiz anlamı ancak onsekizinci yüzyılda ortaya çıkıyor. "Bir şeyin aslı, aslına uygun, özgün; uydurma, kurmaca olmayan, gerçekten var olan" demek bugün. İngilizce authentic, Fransızca authentique, Almanca authentisch kelimesini Türkçeye "sahih, sahici, has" diye çevirebiliriz. Türkçesinin ne olabileceğini hiç düşünmeden  kelimeyi olduğu gibi kullananlar da eksik değil. Nitekim bu kelime elini kolunu sallayarak Türkçe sözlüklere girmiştir.         

    Sevan Nişanyan Nişanyan Sözlük'te authentes'in Eski Yunancada "sorumlu mevkide olan, yetkili kişi"den  çıktığını,  "reşit, mümeyyiz kişi, vekil olmayan, asil";  Orta Yunanca avthendis' in ise,  "saygıdeğer kişi, saygı unvanı, üstat" anlamlarında kullanıldığını belirtiyor. Bu açıklamaya göre, kelime Türkçeye Orta Yunancadan geçmiş; ama Türkçedeki bütün kullanımlarına bakılırsa, eski Yunancadaki anlamına da uzak değil. Öte yandan, bu anlam damarları kavramın batı dillerinde  daha çok Eski Yunancadaki anlamından beslendiği fikrini uyandırıyor.   

   Yunanca kelime Türkçede birçok ses değişikliğine uğramış, bu yüzden tanınmaz bir kılığa bürünmüş. Üniversitede dilbilimi hocam olan Prof. Özcan Başkan kelimenin geçirdiği ses değişimlerinin şöyle bir seyir göstermiş olabileceğini yazmıştı: 

   Autohentes-authentes-avthentes-afthentes-aphentes-afentes-afente-efente-efenti

   Sonunda olmuş "efendi"!  "Auto"daki  /o/  erimiş; /au-/ ünlüleri önce  /av-/, sonra /af-/ olmuş. Bu seslerin yanı başındaki /th/ ünsüzü /ph/ ünsüzüne dönüşmüş;  /ph/ başka dillerde ancak /f/ ünsüzü ile seslendirilebilir. Sondaki /t/ sesi de  kelimenin telaffuzunu  zorlaştırdığı için /d/ ünsüzüyle yumuşatılmış. 

    Rumca kelimenin serüveni burada bitmiyor. Onyedinci yüzyılın başında effendi yazımıyla Türkçeden İngilizceye geçiyor. Bu dilde  "sir", "gentleman" kelimeleri gibi, saygı duyulan kişilere hitap ederken kullanılmış. Webster sözlüğü şu tanımları vermiş: 1. (eskiden) Türkçede devletin ileri gelenlerine duyulan saygıyı belirten hitap. 2. (Doğu Akdeniz'de)  saygın, köklü bir aileden gelen kişi. Çoğulu effendis.

     "Efendi", yüzyıllar boyunca Türkçede o kadar çok yerde kullanılmış ki, hepsini değil ama başlıcalarını hatırlayalım. İslam dininin peygamberi,  Kutsal Kitap'ın Türkçe çevirisinde görüldüğü  gibi hıristiyanlığın peygamberi, din adamları, tarikat şeyhleri hakkında kullanılır.    Padişahlara ("padişahımız efendimiz"), şehzadelere "efendi" denirdi (Şehzade Murat Efendi gibi). Padişahların kızkardeşleriyle kızlarının unvanları da "sultan efendi"ydi (Fatma Sultan Efendi gibi).  Okumuş kimselere de eskiden "efendi" denirdi.  Rum, Ermeni, Yahudi Osmanlılar "efendi" diye anılır (Yorgo, Agop, Moiz Efendi gibi).  

   "Efendi" sonraları  toplum hiyerarşisinde yeri "bey"den sonra gelen kişiler için kullanılır oldu;  "kahveci Ahmet Efendi"  gibi. Ama "bey" ile "hanım"a eklenip "beyefendi", "hanımefendi" kelimeleriyle yeniden  üste  çıktı.  Eskiden kadınlar kocalarından bahsederken de bu kelimeyi kullanırlardı; "bizim efendi" sözünde olduğu gibi, "evin hâkimi" ya da "hâmisi, koruyucusu" anlamında. Saygı sınırlarını aşan bir kullanımı daha var, ama yine aynı damardan besleniyor: "efendi" aynı zamanda "köle"nin efendisidir. "Efendi"nin kullanıldığı her bağlamı belirtmek bu sayfalara sığmaz. Ama saygı duyulan kişilere bu kelimeyle hitap edilmesinin sözün kullanımını aynı anlam damarı doğrultusunda  yeni bağlamlarda işlenip çeşitlendirdiğini belirtmeden geçmeyelim. "Efendi adam" sözünde olduğu gibi, kelimeyi sıfat olarak kullandığımızda söz konusu kişinin "terbiyeli, görgülü, nazik" olduğunu söylemiş oluruz. Bir kimseyle konuşurken, söze "efendim..." diye başlanması o kişinin  terbiyeli, saygılı, görgülü biri olduğunu gösterir. Birisi bizi adımızla çağırdığında da "efendim"  demek de  terbiye  gereğidir. İşte bütün bunlardan dolayı "efendi"nin  yabancı olduğunu hiçbir şekilde hissetmeyiz. Ama "otantik" denince yabancılığı o anda  hissedilir... 

  Efendi sadece İngilizceye değil, Arapçaya da Türkçeden geçmiştir. Kelimenin kökenini bilmeyenler Yunancadan gelmiş olabileceğini tahmin edemezler demiştim. Nitekim, birçok kimseye, "Efendi  kelimesi hangi dildendir?" diye sorduğumda hepsi de  "herhalde Arapçadır" demişlerdir. Kelimenin çok köklü bir anlamı olduğunu düşünerek bu cevabı vermişlerdi. Arapçada kullanılan her kelimenin Arapça kökenli olamayacağı açıktır. Konuyu iyice incelememiş yabancılar da  aynı yanılgıya düşebiliyorlar. 

  Rumca kelimenin başındaki "autos" biriminden bir argo söz de türemiş Türkçede:  aftos, avtos  Üçüncü tekil kişiyi işaret eden "o, mâhut" anlamına geliyor bu kelime. Hulki Aktunç  büyük emekle hazırladığı Büyük Argo Sözlüğü'nde şu anlamlarını veriyor: 1. Nikâhsız karı, gizli sevgili, metres, kapatma. 2.  Nikâhsız koca. 3. Herhangi bir kadın ya da kız.  Bir argo söz de aftos piyos (autos, "bu, o" + piyos, "kim, hangi?").  İşe yaramaz, değersiz, yararsız demek. "Bu da nesi, sen de kimsin? anlamında kullanılır.  

 

Bülent Aksoy

8 Mayıs 2021 Rev.10.05.21