Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ
SÖZLÜĞE DÖN

KAVRAM

(Genel kabul görmüş anlamı)

ETİMOLOJİ / ORİJİN / REFERANS

(Etimoloji, Referans vb bilgiler)

YÜKLENEN ANLAM VE SORUNLAR

(Anlam kayması yoluyla kazandığı anlam ve yol açtığı sorunlar)

Yüklenen anlamlardaki açıklama önerilmektedir.

Yorumlar

Türkçe’de (eski) : ??

Türkçe’de (yeni) : davranışçılık

Yabancı Dilde : behaviorism

I. Dünya Savaşı sıralarında bir grup Amerikan psikoloğun, yapısalcılığa ve işlevselciliğe karşı çıkmaları ve bilincin iç gözlem yöntemi ile incelenmesine, kuşku ile bakmaları sonucu ortaya çıkan, bilinç hallerinin değil, davranışların, gözlenebilir durumların incelenmesi gerekliliğini savunan, psikoloji kuramı akımıdır.

Yorumlar

Davranışçı psikoloji ekolüne göre, davranış, anlama veya istenç süreçlerinin herhangi bir yardımı olmaksızın doğrudan doğruya biçimlendirilebilir. Davranıştaki en basit biçimlendirme şekli şartlı refleksdir; bunu ilk kez tanımlayan Pavlov olmuştur; Pavlov,  bir yöntem uygulamaktaydı, aç köpeklerine et gösterirken çan çalıyordu; bir süre sonra da, et ortada yokken dahi çan sesi duyan köpeğin ağzının sulandığı görülüyordu. Daha yakın geçmişte, Harvard Üniversitesinden Profesör Skinner, davranışları, başka bir yöntemle biçimlendirmeyi denemiştir: davranışı küçük aşamalara bölmüş, her aşamayı ödülle güclendirmiştir. Fareye bir manivela kolunu ittirmek idiyse amacı örneğin, manivela koluna doğru tesadüfen her yönelişinde, fareye minik bir yiyecek veriyordu. Hatta oraya yakın bir harekette bulunduğu zaman bile onu ödüllendiriyordu.Fare, pençesini manivela üzerinde tesadüfen tutacak olsa bile gene ödüllendiriliyordu. Böylece, bütün bir davranış dizisi oluşuyor ve biçimlendiriliyordu.

Davranışçı ekole karşı çıkanların sayısı kabarık. Bunun iki nedeni var. Bir kere sistem sonuç verir görünüyor:  davranışları bu yolla biçimlemek olanaklı. Öte yandan, davranışçılık benimsendiği takdirde, insanların,  davranışlarını zihinlerine başvurmadan biçimleme gibi, güçlü yöntemlere başvurulacağından korkuluyor. Sonuçta, davranışçılık  istenç gerekliliğini yadsımış oluyor; istençin  varlığını inkâr etmiyor etmesine,  ancak eylem veya seçimde ona gerek olmadığını savunuyor.

Davranışçıların elde ettikleri sonuçların inkâr edilemeyeceği kesin, ancak, şimdi vurgulanan, insan davranışları ne çapta bu yolla biçimlendirilebilir sorunu. Epey bir çabayla bazı davranış türleri biçimlendirilebildiğine göre, doğru çabayla davranışların tümü bu yolla biçimlendirilebilir mi acaba?. Davranışçılık bir laboratuara işi midir, hayvan eğiticileri için mi geçerlidir, yoksa, çocukların yetiştirilmesinde ve suçluların topluma yeniden kazandırılmasında bu yola başvurulabilinir mi?

Davranışçılığın ilginç yanı, somut sonuç vermesidir,  bu arada zihnin gizlerine,  belirsizliklerine kulak asılmamaktadır. Zihin denetim altında tutulacağına, davranış denetim altına alınıyor, zihnin pabucu dama atılmış oluyor. Bu, insanları programlanmış robotlara dönüştürür, ancak bunun, kötü programlanmış robotlardan daha iyi bir şey olduğu ileri sürülmekte. Savunucular,  program kurmayı neden şansa bırakalım ki, demektedir.